SENİN KURTULUŞUN KENDİ ELLERİNDE!

SENİN KURTULUŞUN KENDİ ELLERİNDE!

SENİN KURTULUŞUN KENDİ ELLERİNDE!
Düzen siyasetinin işçi sınıfına vadedeceği tek şey kötünün iyisidir. Biz sustukça, kurbanlık koyun gibi şansımıza ne çıkacağını bekledikçe, her geçen gün sırtımızdaki kambur büyüyor! Açlık, yoksulluk, kölelik düzenine boyun eğmemiz isteniyor. İşçi ve emekçinin kanıyla beslenen bu düzende halk ne kadar yoksullaşırsa sermayenin karları da o kadar büyüyor.
Erdoğan konuştukça, zenginlerin zenginliği, halkın yoksulluğu katlanarak artıyor. Çünkü biz, yani, işçiler ve emekçiler ve onlar; burjuvalar, sermayedarlar iki ayrı sınıfız. Biz kaybettikçe, onlar kazanıyor. Biz yoksullaşıyoruz onlar zenginleşiyor.
Bu gerçeğin üstü yalan, baskı ve korku ile kapatılmaya çalışılıyor. Bu çaba işçiler, emekçiler boyun eğsin, tepki vermesin, başkaldırmasın ve bu bezirgân saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.
Buna dur! diyecek halkın kendisinden başkası değildir. Kurtarıcı beklemek değil, harekete geçmek zamanıdır!
İnsanca bir yaşamı inşa etmek için önce bu talan düzenini yıkmalıyız! Bu ülkenin emekçileri, işçileri, gençleri, kadınları artık yeter bu hayat bizim demeliyiz!
Açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmeye çalışıldığımız bu düzene karşı; prangalarımızla kölelik koşullarında çalışmaya mahkûm edildiğimiz iş yerlerimizden, okullardan, mahallelerden yaşamamızı savunmaya başlayalım.
İşçi sınıfının en büyük gücü olan üretimden gelen gücümüzü kullanalım ve kölelik koşullarını reddetmek için genel grevi örgütleyelim!

Geleceğimiz örgütlü gücümüzde ve mücadelede!
Bu düzeni işçilerin, emekçilerin örgütlü gücü yıkacak!

SÖZ VE EYLEM

ELLERİNİZE VE YALANA DAİR
……..
Bu dünya öküzün boynuzunda değil,
bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
………
İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
antenler yalan söylüyorsa,
yalan söylüyorsa rotatifler,
kitaplar yalan söylüyorsa,
duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa,
beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,
dua yalan söylüyorsa,
ninni yalan söylüyorsa,
rüya yalan söylüyorsa,
meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa,
yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ay ışığı,
ses yalan söylüyorsa,
söz yalan söylüyorsa,
ellerinizden başka her şey, herkes yalan söylüyorsa,
elleriniz balçık gibi itaatli,
elleriniz karanlık gibi kör,
elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,
elleriniz isyan etmesin diyedir.
Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız
bu ölümlü, bu yaşanası dünyada
bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.
Nazım Hikmet

Paylaş